1) Trump 2.0: Birinci Dönemle Aynı mı, Farklı bir Strateji mi?
Ortak noktalar (süreklilik):
- Tarife merkezli dış ticaret: Her iki dönemde de tarife, hem müzakere kozu hem sanayi koruma aracı olarak kullanılıyor. 2018'deki çelik-alüminyum Section 232 tarifeleri bu dönemde de devam ediyor ve genişletildi (çelik, alüminyum, bakır, otomobil, yarı iletken, kereste).
- Deregülasyon + vergi indirimi: 2017'deki vergi indirimlerinin mantığı "One Big Beautiful Bill" ile uzatıldı; enerji ve nükleer sektörde agresif izin/ruhsat kolaylaştırması sürüyor.
- Transaksiyonel dış politika: Müttefiklik "sadakat" ve karşılıklı çıkara dayalı; Türkiye örneği bunu net gösteriyor — Trump'ın Türkiye'yi diğer ortaklara kıyasla çok daha vefalı bir müttefik olarak nitelendirmesi ve karşılığında somut adımlar (CAATSA'nın kaldırılması sinyali, F-35'e dönüş, KAAN motoru satışı) bu transaksiyonel yaklaşımın devamı.
Farklılaşan noktalar (bu dönemde yeni strateji unsurları):
- Çok daha agresif ve hukuki sınırları zorlayan tarife rejimi: İlk dönemde tarifeler daha hedefliyken, bu dönemde Yüksek Mahkeme'nin Şubat 2026'da IEEPA yetkisiyle konulan tarifeleri iptal etmesine rağmen yönetim "biz her zaman farklı bir yolla yaparız" diyerek Section 301, Section 122 gibi alternatif yasal dayanaklarla tarifeleri sürdürmeye devam ediyor. Bu, kurumsal/yargısal sınırları test eden, çok daha ısrarcı bir yaklaşım. Fed bağımsızlığına doğrudan müdahale: İlk dönemde Powell eleştirilirdi ama bu dönemde çok daha ileri gidildi — Trump, Fed Guvernörü Lisa Cook'u görevden almaya çalıştı (başarısız oldu) ve Powell hakkında adli soruşturma açtırdı, ardından güvendiği isim Kevin Warsh'ı Fed Başkanlığına atadı. Bu, merkez bankası bağımsızlığına yönelik tarihte görülmemiş bir müdahale düzeyi.
- Nükleer enerji + AI altyapısı entegrasyonu: İlk dönemde enerji politikası büyük ölçüde fosil yakıt odaklıyken, bu dönem nükleer kapasiteyi 2050'ye kadar ~100 GW'tan 400 GW'a çıkarma hedefiyle yapay zeka veri merkezi talebini doğrudan ulusal güvenlik meselesi haline getirdi — bu yeni bir sanayi politikası boyutu.
- Jeopolitik aktivizm: İran savaşına doğrudan müdahale (ve ateşkes süreci), bu dönemde çok daha "sıcak" bir dış politika örneği; ilk dönemde bu düzeyde askeri angajman yoktu.
Sonuç: Trump'ın temel dünya görüşü (Amerika öncelikli, tarife, düşük faiz talebi, güç dengesi diplomasisi) aynı kalsa da, uygulama araçları çok daha keskinleşmiş, kurumsal sınırları zorlayan ve jeopolitik olarak daha aktif bir versiyon karşımızda.
2) Kalan Dönem İçin Senaryolar (2026 sonu – Ocak 2029)
Senaryo A — Baz Senaryo (%45-50 olasılık): "Kontrollü Kaos Devam Ediyor"
Tarife belirsizliği sürer, Section 301 soruşturmaları yeni tarifelere dönüşür, ancak büyük çaplı bir kriz olmaz. Warsh liderliğindeki Fed enflasyon nedeniyle faiz indirimini geciktirir ama sert artışa da gitmez.
- ABD borsası: Goldman Sachs'ın öngördüğü gibi kazanımlar 2025'e kıyasla daha ölçülü olur, ama yükseliş trendi kırılmaz — S&P 500 için yıl sonu hedefleri 7.600-7.700 bandında.
- Türkiye borsası: Enflasyonun yüksek seyretmesi (%29 civarı) BIST'in nominal olarak yükselmeye devam etmesini sağlar, ancak reel getiri sınırlı kalır.
Senaryo B — Enflasyon Sarmalı / Stagflasyon Riski (%20-25 olasılık)
Mayıs ayında enflasyonun üç yılın en yükseği olan %4,2'ye çıkması gibi sinyaller kalıcılaşırsa, Fed faiz artırımına zorlanabilir. Bu; borsa çoklularının (P/E) düşmesine, özellikle borç yükü yüksek AI/büyüme hisselerinde sert düzeltmeye yol açar.
- ABD: Teknoloji ağırlıklı satış baskısı, savunma-enerji gibi "değer" sektörlerine rotasyon.
- Türkiye: Küresel risk iştahının azalması gelişen piyasalardan çıkışı hızlandırır; TL üzerindeki baskı artar, TCMB faiz indirim takvimini erteler.
Senaryo C — Yargı/Kongre Tarifeleri Fiilen Durdurur (%15-20 olasılık)
Section 301/122 girişimleri de mahkemelerde tıkanırsa, efektif tarife oranı geriler.
- ABD: Enflasyon baskısı azalır, tüketici güveni artar — piyasa için net pozitif.
- Türkiye: Küresel ticaret sürtünmesinin azalması emtia/ihracat kanalıyla dolaylı fayda sağlar.
Senaryo D — Jeopolitik Tırmanma (İran, Rusya-Ukrayna, Tayvan) (%10-15 olasılık)
Enerji arzının Ortadoğu krizinden ciddi şekilde etkilenmesi ve petrolün 100 doların üzerine çıkması riski halen masada.
- ABD: Enerji şirketleri kazançlı çıkar, geniş piyasa risk-off moduna girer.
- Türkiye: Enerji ithalatçısı olması nedeniyle cari açık ve enflasyon baskısı artar — ancak Türkiye'nin bu krizlerde arabulucu/lojistik merkez rolü (Suriye, Gazze, NATO diplomasisi) BIST'e jeopolitik risk primi yerine "istikrar primi" de getirebilir; NATO Zirvesi sonrası BIST 100'ün yükselişe geçmesi buna örnek.
Senaryo E — Kasım 2026 Ara Seçimleri Kongre Dengesini Değiştirir (%30-35 olasılık, dönem içinde kesinlik yüksek)
Demokratların Temsilciler Meclisi'ni almasıyla Trump'ın yasama gündemi (yeni tarife yasaları, bütçe) tıkanabilir; bu genelde piyasalar için "gridlock = öngörülebilirlik" anlamına gelip nötr/hafif pozitif algılanır, ama yürütme kararnameleri (tarife, deregülasyon) üzerinden politika devam eder.
Türkiye'ye özgü ayrı katalizör — CAATSA'nın kaldırılması ve savunma sanayii normalleşmesi:
Trump'ın CAATSA kapsamındaki Türkiye yaptırımlarının kaldırılacağını duyurması BIST 100 endeksini günü düşüşle açmasına rağmen yukarı çekti. Bu, kalan dönem boyunca tekrarlanabilecek bir pozitif katalizör — F-35 programına dönüş, KAAN motor satışı ve savunma ihracatı büyümesi BIST savunma hisseleri için yapısal bir tema.
Öne çıkan sektör/tema özeti:
- Nükleer enerji (ABD): Oklo, Constellation Energy, Vistra, GE Vernova — yapısal, çok yıllı bir tema; Trump'ın en tutarlı ve iki partili destek gören politika alanı.
- Savunma sanayii (ABD + Türkiye): Kratos, Lockheed, Northrop; Türkiye tarafında ASELSAN, OTOKAR, TUSAŞ/Roketsan ekosistemi — CAATSA normalleşmesi ve artan küresel savunma harcamaları ortak paydası.
- Değerli metaller: Merkez bankası alımlarının süreceği varsayımıyla altın/gümüş madenciliği (Hecla, Koza Altın) enflasyon ve jeopolitik risklere karşı hedge fonksiyonu görüyor.
- Enerji (seçici): Jeopolitik prim yüksek kaldığı sürece entegre petrol şirketleri; ama bu tema oil fiyatlarının gerilemesi senaryosunda zayıflar.
Dikkat edilmesi gerekenler:
- ABD tarafında en büyük risk, S&P 500'ün forward P/E'sinin tarihsel olarak pahalı bölgede olması (22-26 bandı) — yani "AI çarkının dönmeye devam etmesi" senaryosuna büyük ölçüde bağımlı bir piyasa var.
- Türkiye tarafında enflasyonun (%29 civarı yıl sonu beklentisi) ve TCMB'nin sıkı duruşunun sürmesi, BIST'teki nominal getirinin reel getiriye dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek asıl faktör.
- CAATSA/S-400 konusundaki gelişmeler henüz büyük uluslararası basın kaynaklarınca teyit edilmemiş durumda — bu başlığı takip ederken resmi açıklamaları beklemek daha sağlıklı olur.